Bulgaristan gezi rehberi

Osmanlı’nın gerek Filibe ve Haskovo’da gerekse’de başkent Sofya’da ayakta kalmış ve bugüne intikal etmiş Kadı Seyfullah Camiinden başka bir eserini görmedim. Kadı Seyfullah Camii, 1567 tarihli ve Mimar Sinan imzasını taşıyor. Söylemeye gerek yok, gerek dıştan, gerekse de içten mimari özellikleri ile anlaşılan Bulgarlar yıkmaya kıyamamış galiba. Keşke her yüzyıl bir Mimar Sinan yetiştirebilseydik..

Balkanlarda gezdiğim yerlerde AB’ye girmeyi en çok hakeden ülke olarak ben Bulgaristan’ı gördüm. Yunanistan’ın Avrupa’nın “şımarık ” vatandaşları rolüne karşılık, yanı başındaki komşu ülkesinde Bulgarların daha ağırbaşlı ve daha sade yaşam tarzıyla dikkati çektiklerini ifade etmeliyim. 545 yıl beraber yaşamış olmamıza karşın, yaşam stilleri kesinlikle Türklere benzemiyor. Bir karşılaştırma yapacak olursak, Yunanlılarla Türkler arasında dinsel açıdan farkı saymazsak huyumuz suyumuz, davranış kalıplarımız nerdeyse aynı olmasına karşın, Bulgarlarla Türklerin benzer yönlerini göremedim.

Bulgarlar eski binalardan 1909 yapımlı Central Hali binasını restore ederek alışveriş merkezi yapmışlar. Üstteki iki fotoğrafta bunu görüyorsunuz. Sözün özü, yıkıp yerine devasa binayı kondurmamış ve çevresindeki trafiği de alt üst etmemişler. Restore sonrasında bazaar tarzı ufak dükkanlardan oluşan farklı bir konseptle bir alışveriş mekanı oluşturulmuş. Bu arada devlet binalarının ve bakanlıkların tamamı eski tarihi binalarda konuşlandırılmış vaziyette idi. Umarım bizdeki gibi iki gün sonra iletişim, elektrik, su tesisatı gibi alt yapı sorunlarından dolayı yıkıp da yerlerine yenilerini yapmazlar !!


Gezdiğim her üç şehrin trafiği anormal derecede rahat ve hızlı idi. Araç açısındn bakacak olursak, önemli arterlerde ulaşım tek yönlü olarak verilmiş, dönüşler bir başka paralel yollardan sağlanmış. Yaya açısından ise yayaya saygıyı övgüye değer buldum. Ayağınızı yere atar atmaz, tüm araçlar öncelikle hızlarını durma derecesine kadar azaltıyorlar ve davranışınıza göre karar alıyorlar. Bunun nedenini, yayaya karşı işlenen suçlara karşı uygulanacak müeyyidelerin sert olmasından kaynaklandığını öğrendim. Yalnız, gerek otoyollarda gerekse de şehir içindeki ana arterlerde yönünüzü bulma konusunda açıklayıcı ve yön gösterici tabelaların olmadığını ya da eksik olduğunu söylemeliyim. Eğer harita dilinden anlamıyorsanız ya da navigasyon cihazınız yoksa Bulgaristan’da işiniz hayli zor. Trafik konusunda iki şey daha eklemek lazım ki, birincisi otopark özellikle Sofya’da feci derecede sorun ve pahalı. Şehir mavi ve yeşil bölgelere ayrılmış. Şehrin en hareketli olan mavi bölgede aracınızı ücretli olarak en çok 1 saat park edebilirken, yeşil bölgesinde ise en çok 4 saat park edebilirsiniz. Bu sınırlamalara uymazsanız, öncelikle araç lastiğine kelepçe takılıyor ve belli bir müddet bekliyorlar, eğer siz onlarla iletişim kurmamış iseniz bu kez de aracınız çekiyorlar. Her ikisinde de ceza yiyorsunuz. Örneğin, ben aracımı akşamdan mavi bölgeye park ettim, sabah 09.15’te park bileti almak için gittiğimde, 15 dakika geciktiğim için lastiği kelepçelemişlerdi ve araya 30 Leva trafik cezası sıkışmış idi.

Kapadokya gezilecek yerler

Kapadokya’da görülecek yerler bölgeye ayırdığınız vakte ve katılacağınız programa göre değişiklik gösterecektir. Kendi programınızı hazırlamak için, çok kez gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimizi katıldığımız birkaç Kapadokya tur programı ile harmanlayıp yazmaya çalıştık, kafanıza göre şekillendirirsiniz.

Kapadokya Tur Rotaları

Son gidişimizde (Ekim 2014) yerel bir rehberden de onaylattık, çokça internet kaynağı ve tur şirketi programından da derledik. Kendi tecrübelerimizle birkaç günlük önerilerimiz;

Gün A: 1 günlük Kapadokya Tur Programı – Klasik Rota

Avanos merkez
Paşabağ Vadisi ve tüneller
Zelve Açıkhava Müzesi
Çavuşin Kilisesi ve Köy
Göreme Açık hava Müzesi
Ürgüp Üç Güzeller
Ürgüp Müzesi ve Ürgüp Merkez.
Gün B: 1 günlük Kapadokya Tur Programı – İkincil Program

Narlıgöl Krater Gölü ve Yer altı şehri
Kaymaklı Yeraltı Şehirleri
Ihlara Vadisi ve Kiliseler
Ağzıkarahan Kervansarayı
Devrent Vadisi