Balat'ta gezilecek yerler / Fener gezilecek yerler

İstanbul’un kimi semtlerinde, hüznün kokusu tüter buram buram. Sakinleri oradan oraya savrulmuştur, ama hikayelerini bırakmışlardır artlarında. Üstlerine yeni hikayeler yazılmıştır yine hüzün kokan. Balat da bunlardan biri işte!

Balat, ismini Palation’dan (Saray) alıyor.

Osmanlı zamanında buraya İspanyol Yahudileri yerleştirilmiş. Fener’den daha fakir bir semt olduğunu daracık sokaklarda yürürken fark edebilirsiniz. Yahudi mimarisini ele veren evler genelde üç katlı ve cumbalı.

Eskinin kokusunu duyarsınız yürürken. Bir de sobalı evlerden gelen odun-kömür kokusunu…

1) Çıfıt Çarşısı
Balat Fener gezilecek yerler bölümünde karşınıza çıkacak olan Çıfıt Çarşısı, tarihi dükkanları ile gezinize keyif katacak.

Eskiden her türlü şeyin satıldığı çarşılara Çıfıt Çarşısı denirmiş. Bugün de İstanbul’un bir çok yerinde rastlayamayacağınız türden dükkanları burada birarada görüyorsunuz.
Osmanlılar zamanında Çıfıt Çarşısı ‘ndan daha çok Yahudi Esnaf ticaret yaparmış.

Eski Türk filmlerinde rastlayacağınız türden radyo ve eski plakları çalabilen müzik çalarları tamir edenleri burada görebilirsiniz.

Şarkılara konu olmuş Agora Meyhanesi de yine bu noktadadır…

2) Aya Nikola – Noel Baba Kilisesi
Aya Nikola aslında Hristiyanlar tarafından Noel Baba (Santa Claus) olarak biliniyor. Aya Nikola denizcilere ve özellikle Noel zamanlarında fakirlere yardım etmesi ile ünlü bir kişiymiş. Bu kilisenin içinde bir portresi de bulunuyor.

Aya Nikola’nın bizim bildiğimiz popüler Noel Baba imajına dönüşmesinin hikayesi de çok ilginç; 1930’lu yıllarda Amerika’da ve Dünya’da büyük bir ekonomik kiriz yaşanıyor. Satışlarını arttırmak isteyen Coca Cola firması çözümü Aya Nikola’yı sevimli bir ihtiyara dönüştürmekte buluyor.

Noel Baba’nın kıyafetlerinde de bu nedenle, Coca Cola’nın Kırmızı – Beyaz renkleri kullanılıyor.

3) Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi
Balat Cibali gezisinin olmazsa olmazlarından biri Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi.

Fener`de, Sadrazam Ali Paşa Caddesi ile İncebel Sokağı arasındadır. Rum Ortodoks Patrikhanesi de bu kilisenin avlusunda yer almaktadır. 16. yüzyılda manastır olarak kullanılan Aya Yorgi`ye, Patrikhane 1602 yılında taşınmıştır. O günden bu yana, çeşitli nedenlerle defalarca hasar görmüş ve tamir edilmiştir. En son 1941 yılındaki yangında büyük hasara uğramış ve 1989 yılında başlatılan tamirat çalışmaları 1991 yılında tamamlanmıştır.
Kilise, mimari olarak pek değerli ve gösterişli değildir ama içerisinde bazı çok değerli eşyalar vardır. 5. yüzyıldan kaldığı söylenen patrik tahtı, dünyada benzeri çok az sayıda bulunan üç mozaik ikon, Kudüs`te Hz. İsa`nın bağlanarak kırbaçlandığı kabul edilen bir sütun ve üç azizeye ait tabutlar kilisede yer almaktadır.

Fener Rum Patrikhanesi’nin içindeki detaylı ahşap işlemelerin yapılması yaklaşık 40 yıl sürmüş. İşlemelerin ve ikonaların güzelliği göz kamaştırıyor.

4) Fener Rum Lisesi
Fener Balat Cibali gezisinde görebileceğiniz en gösterişli yapı hiç kuşkusuz Fener Rum Lisesi.

Haliç’ten görülen ve çoğunlukla Fener Rum Patrikhanesi olduğu sanılan, kırmızı tuğlalı ilginç mimarili devasa yapı Fener Rum Lisesi olarak kullanılıyor.

Balat'a nasıl gidilir ?

Ayvansaray ve Fener arasında bulunan semte kolay bir şekilde ulaşmanın en iyi yolu, Eminönü’nden hareket eden Balat otobüslerine binmektir bizce. Bununla beraber; Ayvansaray metro hattıyla da Balat’a gelmek mümkündür. Özel araçla Balat’ı gezmek isteyenlerin Eminönü geldikten sonra sahil yolundan Balat semtine ulaşmaları gerekiyor.